4.6.13

Son Zamanlarda Başımıza Gelenler





Merhabalar,

Öncelikle böyle bir yazı yazmayacağım diye kendime söz vermiştim. Fakat sizi, blogum'u takip edenlerin benden böyle bir açıklamayı duymaya hakları var. 

Cuma günü maalesef sonradan öğrendiğim haberlerden sonra, Cumartesi günü kendimi sokakta buldum.
Evet, final haftam. Ders çalışmam lazım, fakat çalışmaya oturduğumda bile fiziksel olarak evde olan bedenim, aslında sokaklardaydı.

Beşiktaş'ta "polis"lerden gelen müdahaleden sonra kendimi Akaret'lerden Taksim'e çıkarken buldum. Beşiktaş ne kadar olaylı ve mağdur durumdaysa, Taksim Gezi Park'ı ise bir o kadar bayram havasındaydı. Yüzüm gülerek evime döndüm, fazla uzun sürmedi. Ankara'da olan olaylar, memleketim Antalya'da üzücü ölüm haberleri ve "her yer Taksim, her yer direniş" diyerek ülkenin dört bir yanından toplanıp bütünleşen insanların coplanması, toma ile üstünden geçilmesi.. 

Arkadaşlarımla haberleşiyoruz : " -Gümüşsuyu nasıl? + Polis var, oradan gelmeyin. " Görevleri vatandaşlarını korumak olanların, görevlerinden sapmasının en büyük kanıtı. Onların copları, kalkerleri, tomaları, silahları, gazları, helikopterleri var. Bizim ise sadece bedenimiz, ve bedenizimden çıkarabildiğimiz seslerimiz..

O günlerden takiben kaç gaz bombası yedim, hatırlamıyorum. Sadece Gezi Park'ında oturarak eylem yapan insanlara gaz bombası atmak nasıl bir insanlıktır? Bir tarafta ; Gezi'deki insanların birbirine her daim yardım etmesi, insanların nöbetleşerek gözden kaçan yerdeki çöpleri toplaması, Revir 'den her türlü yiyecek- içecek ve ilaç malzemelerinin karşılanması.. Diğer tarafta; Emir kulu olduklarını söylenilen , fakat vatandaşlarına çok yakın mesafeden nişan alan, döven, laf atan, döverken "canımsın" diyen ve daha nicelerinin emir olmaması  gereken "polisler" .. Yaşanılanları çeken, fakat göstermeyen Türk medyası.. Halkını dinlemeyen, söylediklerini direten, yalan söyleyen-söyleten  üsttekiler..

Ben hiç bir kuruluşu veya kurumu desteklemiyorum. Sonuna kadar, gözümle gördüğüm şeylerden sonra düşüncelerimi aktarıyorum..

Böyle bir zamanda sınav haftasında hiç bir değişiklik yapmayan okuduğum üniversiteye de yazıklar olsun.

 Neden direniyorsun diyenler olabilir.. Benim gibi düşünenlere eyvallah, düşünmeyenler için de saygım sonsuz. Kimse birbirinin düşüncelerini dayatmak zorunda değil. Fakat biraz empati yapsalar çok güzel olur. " Benim gibi düşünmeni istemiyorum. Sadece düşünmeni istiyorum"

Sözün kısası, pek kafanızı şişirmeden, ayrıntılara girmeden son bir kaç günümü anlattım size.. Demek istediğim şu ki; bu zaman içinde sizleri çok ihmal edersem kusura bakmayın..

Bu zorlu sürecin güzel sonuçla bitmesi dileğimle ..

"Muhtaç olduğum kudret , damarımdaki asil kanda mevcuttur"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...